away from - Türkisch Englisch Wörterbuch

away from

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen, die der Begriff "away from" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
one living away from home n. gurbetçi
studying from far away n. uzaktan okuma
home away from home n. kişinin kendini evinde gibi hissettiği yer
stay away from v. uzak durmak
keep away from v. kaçınmak
shy away from v. kaçınmak
grow away from v. uzaklaşmak
grow away from v. ile ilişkileri azalmak
take away from v. ayırmak (başka birinden/başka bir yerden)
take away from v. gölge düşürmek
decoy away from v. hile ile uzaklaştırmak
walk away from v. kolayca geçmek
break away from v. -den kaçmak
steal away from v. sessizçe sıvışmak
wrench something away from someone v. bir şeyi birinden zorla çekip almak
walk away from v. rahatlıkla yenmek
wrench something away from somebody v. zorla almak
turn away from v. yüz çevirmek
shy away from v. çekinmek
lead away from v. sapmak
walk away from v. ucuz kurtulmak (kazadan)
snatch away from v. ayırmak
snatch away from v. koparmak
lead away from v. ayrılmak
keep away from v. uzak durmak
run away from somebody v. elinden kurtulmak
take one's eyes away from v. bakışlarını kaçırmak
avert one's eyes away from v. bakışlarını kaçırmak
keep away from something v. uzak durmak
walk away from the accident with only minor injuries v. hafif sıyrıklarla kurtulmak
walk away from the accident with only minor injuries v. hafif sıyrıklarla atlatmak
break away from v. -den sıvışmak
take away from v. bir sayıyı başka bir sayıdan çıkarmak
take away from v. çıkarmak (bir sayıyı başka bir sayıdan)
break away from v. köprüleri atmak
break away from v. başlarını kopartmak
break away from v. ilişkiyi kesmek
stay away from work v. işinden kalmak
take the burden away from someone v. birisinin yükünü hafifletmek
take the burden away from someone v. birisinin üzerindeki yükü almak
win someone away (from something) v. (birini bir takım görüşlerden vb.) kurtarmak
shy away from v. imtina etmek
shy away from v. sakınmak
get further away from v. bir şeyden gittikçe uzaklaşmak
run away from a place v. bir yerden kaçmak
run away from a place v. bir yerden sıvışmak
jerk the bone away from the dog v. köpekten kemiği kapmak
be millions of light years away from earth v. dünyadan milyonlarca ışık yılı uzakta olmak
run away from the dog v. köpekten kaçmak
drift away from the topic v. konudan sapmak
stray away from the topic v. konudan sapmak
wander away from the topic v. konudan sapmak
keep away from stress v. stresten uzak durmak
keep away from allergens v. alerjenlerden uzak durmak
away from home adv. gurbette
away from home adv. yad elde
from far away adv. derinden derine
away from home adv. evden uzakta
from far away adv. uzaktan
from away [canada] adv. uzaktan
from away [canada] adv. kanada'nın newfoundland kısmı dışında bir yerden
away (from someone or something) adv. (birinden/bir şeyden) uzak
away (from someone or something) adv. (birinden/bir şeyden) uzakta
a stone's throw away from prep. iki adımlık yerde
a stone's throw away from prep. bir adım mesafede
a stone's throw away from prep. bir taş atımlık mesafede
a stone's throw away from prep. iki adım uzakta
Phrasals
avert something (away) from someone or something n. (dikkatleri/gözleri birinden veya bir şeyden) uzaklaştırmak
avert something (away) from someone or something n. (dikkatleri/gözleri birinden veya bir şeyden) başka yere çekmek
avert (something) (away) from n. (birinden veya bir şeyden) gözlerini kaçırmak
avert something (away) from someone or something n. (birinden veya bir şeyden) gözlerini kaçırmak
avert (something) (away) from n. (dikkatleri/gözleri birinden veya bir şeyden) başka yere çekmek
avert (something) (away) from n. (dikkatleri/gözleri birinden veya bir şeyden) uzaklaştırmak
back away from v. geri kaçmak
back away from v. geri çekilmek
steer away from v. -den uzaklaşmak
trim something away (from something) v. bir şeyi bir şeyden ayırmak (kemiği etten ayırmak vs.)
scare away from v. korkutmak
sag away from v. ucundan sarkmak
sag away from v. sarkmak
warn someone away from v. birisini bir şeye karşı uyarmak
whip something away (from someone) v. (cüzdan vb.) kapıp kaçmak
speed away (from something) v. (araba vb.) (bir yerden) hızla uzaklaşmak
sidle away from v. çekinerek yana doğru hareket etmek
shy away from v. çekinmek
shy away from v. kaçınmak
slope away from something v. aşağıya doğru uzanmak
slope away from v. aşağıya doğru uzanmak
grab something away from someone v. (birisinin elinden) (bir şeyi) hızla kapmak
wheedle away from v. yalvararak almak
wheedle something away from someone v. dil dökerek edinmek
wheedle away from v. dil dökerek edinmek
wheedle something away from someone v. yalvararak almak
guide away from v. yolu göstermek
guide someone away from something v. rehberlik etmek
guide away from v. rehberlik etmek
guide someone away from something v. yolu göstermek
guide away from v. eşlik etmek
guide someone away from something v. eşlik etmek
motion someone away from something v. el işareti yaparak bir yerden uzaklaştırmak
head away from v. bir yerden yola çıkmak
motion away from v. el işareti yaparak bir yerden uzaklaştırmak
motion someone away from something v. el işareti yaparak uzaklaştırmak
motion away from v. el işareti yaparak uzaklaştırmak
move away from v. fikirlerini/düşüncelerini değiştirmek
get away from v. uzak tutmak
get away from v. bir şeyi birinden uzak tutmak
get something away from someone v. bir şeyi birinden uzak tutmak
get something away from someone v. uzak tutmak
thrust someone away from v. yana itmek/ittirmek
cringe away from v. -den korkmak
deflect away from v. -den başka bir yöne/şeye yönlendirmek
cringe away from v. -den ürkmek
kiss something away (from something) v. öperek geçirmek
cart away from v. dışarıya çıkarmak/götürmek
call someone away from somewhere v. birini bir yerden yanına çağırmak
draw someone's fire away from something v. ateş ederek dikkatini başka bir yöne çekmek
incline away from someone v. birinden uzaklaşmak
snatch something away from somene v. bir şeyi birinden (elinden vb) hızla/aniden kapmak
jerk something away from someone v. bir şeyi birinden (elinden vb) hızla/aniden kapmak
leach something away from v. süzerek gidermek/çıkarmak
peel something away (from something) v. soyup çıkarmak
chase someone away from some place v. birini bir yerden defetmek/kovmak
chase someone away from some place v. birinin bir yerden gitmesini sağlamak
push away from v. iterek uzaklaştırmak
lure someone away from something v. birini bir şeyden caydırmak
steal away from someone v. birinin elinden kaçmak/sıvışmak
stretch away (from something) v. (bir yerden) (bir şey) uzamak/uzayıp gitmek
thrust away from v. 'den iterek uzaklaştırmak
push or throw away from v. 'den iterek uzaklaştırmak
whip something away (from someone) v. hızla kapıp/çalıp uzaklaşmak
lure someone away from something v. ayartarak uzaklaştırmak
seduce someone away from something v. ayartarak uzaklaştırmak
woo someone away from something v. ayartarak uzaklaştırmak
wean someone away from something v. birini bir şeyden vazgeçirmek
move away from v. -den uzaklaşmak
be point away from v. bir puan uzağında olmak
turn away from v. çark etmek
tear (oneself) away (from someone or something) v. bir yerden zorla/istemeyerek ayrılmak
call someone away from something v. (birini birşeyden) uzaklaştırmak
steer away from (someone or something) v. (birinin) yoluna çıkmamak
steer away from (someone or something) v. (bir şeyden) kaçınmak
steer away from (someone or something) v. kullanmaması için ikna etmeye çalışmak
steer away from (someone or something) v. (bir şeye) çarpmamak için direksiyonu kırmak
steer away from (someone or something) v. uzak durması için uyarmak
steer away from (someone or something) v. (bir şeyden) kaçınmak
steer away from (someone or something) v. (bir şeyi) kullanmamaya çalışmak
steer away from (someone or something) v. (bir şeyden) uzak durmak
steer away from (someone or something) v. uzak tutmaya çalışmak
steer away from (someone or something) v. (birinden) uzak durmak