Türkisch - Englisch
Türkisch - Englisch
Deutsch - Englisch
Französisch - Englisch
Spanisch - Englisch
Englisch Synonyme
Türkisch - Englisch Sätze
Übersetzung
Werbung entfernen
Einloggen / Registrieren
Licht Ausschalten
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Übersetzung
Synonyme
Sätze
Werkzeuge
Quellen
Über uns
Kontakt
Einloggen / Registrieren
EN-TR
Türkisch - Englisch
Deutsch - Englisch
Spanisch - Englisch
Französisch - Englisch
Englisch Synonyme
Türkisch - Englisch Sätze
Türkisch - Englisch
Verlauf Ausblenden
Velaufsdetails
Verlauf Löschen
Verlauf :
Lesser Antillean thrush
more bustling
fault diagnostic
premium issues
Bahnantrieb
Flüchtlinge
trail shoulder
great amount
embryonic competence
roof edge
original evidence
Oceanite fregate
medics
sufficient sanction
werlhof
Budgetkennzeichen
speedometer pinion
flooring tile
Watercock
paraffin method
power control rod
learnings
Organisation strip
edge intensity
fume cupboard
away from
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Verlauf
Sätze
Bedeutungen, die der Begriff
"away from"
mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)
Kategorie
Englisch
Türkisch
General
1
General
one living away from home
n.
gurbetçi
2
General
studying from far away
n.
uzaktan okuma
3
General
home away from home
n.
kişinin kendini evinde gibi hissettiği yer
4
General
stay away from
v.
uzak durmak
5
General
keep away from
v.
kaçınmak
6
General
shy away from
v.
kaçınmak
7
General
grow away from
v.
uzaklaşmak
8
General
grow away from
v.
ile ilişkileri azalmak
9
General
take away from
v.
ayırmak (başka birinden/başka bir yerden)
10
General
take away from
v.
gölge düşürmek
11
General
decoy away from
v.
hile ile uzaklaştırmak
12
General
walk away from
v.
kolayca geçmek
13
General
break away from
v.
-den kaçmak
14
General
steal away from
v.
sessizçe sıvışmak
15
General
wrench something away from someone
v.
bir şeyi birinden zorla çekip almak
16
General
walk away from
v.
rahatlıkla yenmek
17
General
wrench something away from somebody
v.
zorla almak
18
General
turn away from
v.
yüz çevirmek
19
General
shy away from
v.
çekinmek
20
General
lead away from
v.
sapmak
21
General
walk away from
v.
ucuz kurtulmak (kazadan)
22
General
snatch away from
v.
ayırmak
23
General
snatch away from
v.
koparmak
24
General
lead away from
v.
ayrılmak
25
General
keep away from
v.
uzak durmak
26
General
run away from somebody
v.
elinden kurtulmak
27
General
take one's eyes away from
v.
bakışlarını kaçırmak
28
General
avert one's eyes away from
v.
bakışlarını kaçırmak
29
General
keep away from something
v.
uzak durmak
30
General
walk away from the accident with only minor injuries
v.
hafif sıyrıklarla kurtulmak
31
General
walk away from the accident with only minor injuries
v.
hafif sıyrıklarla atlatmak
32
General
break away from
v.
-den sıvışmak
33
General
take away from
v.
bir sayıyı başka bir sayıdan çıkarmak
34
General
take away from
v.
çıkarmak (bir sayıyı başka bir sayıdan)
35
General
break away from
v.
köprüleri atmak
36
General
break away from
v.
başlarını kopartmak
37
General
break away from
v.
ilişkiyi kesmek
38
General
stay away from work
v.
işinden kalmak
39
General
take the burden away from someone
v.
birisinin yükünü hafifletmek
40
General
take the burden away from someone
v.
birisinin üzerindeki yükü almak
41
General
win someone away (from something)
v.
(birini bir takım görüşlerden vb.) kurtarmak
42
General
shy away from
v.
imtina etmek
43
General
shy away from
v.
sakınmak
44
General
get further away from
v.
bir şeyden gittikçe uzaklaşmak
45
General
run away from a place
v.
bir yerden kaçmak
46
General
run away from a place
v.
bir yerden sıvışmak
47
General
jerk the bone away from the dog
v.
köpekten kemiği kapmak
48
General
be millions of light years away from earth
v.
dünyadan milyonlarca ışık yılı uzakta olmak
49
General
run away from the dog
v.
köpekten kaçmak
50
General
drift away from the topic
v.
konudan sapmak
51
General
stray away from the topic
v.
konudan sapmak
52
General
wander away from the topic
v.
konudan sapmak
53
General
keep away from stress
v.
stresten uzak durmak
54
General
keep away from allergens
v.
alerjenlerden uzak durmak
55
General
away from home
adv.
gurbette
56
General
away from home
adv.
yad elde
57
General
from far away
adv.
derinden derine
58
General
away from home
adv.
evden uzakta
59
General
from far away
adv.
uzaktan
60
General
from away [canada]
adv.
uzaktan
61
General
from away [canada]
adv.
kanada'nın newfoundland kısmı dışında bir yerden
62
General
away (from someone or something)
adv.
(birinden/bir şeyden) uzak
63
General
away (from someone or something)
adv.
(birinden/bir şeyden) uzakta
64
General
a stone's throw away from
prep.
iki adımlık yerde
65
General
a stone's throw away from
prep.
bir adım mesafede
66
General
a stone's throw away from
prep.
bir taş atımlık mesafede
67
General
a stone's throw away from
prep.
iki adım uzakta
Phrasals
68
Phrasals
avert something (away) from someone or something
n.
(dikkatleri/gözleri birinden veya bir şeyden) uzaklaştırmak
69
Phrasals
avert something (away) from someone or something
n.
(dikkatleri/gözleri birinden veya bir şeyden) başka yere çekmek
70
Phrasals
avert (something) (away) from
n.
(birinden veya bir şeyden) gözlerini kaçırmak
71
Phrasals
avert something (away) from someone or something
n.
(birinden veya bir şeyden) gözlerini kaçırmak
72
Phrasals
avert (something) (away) from
n.
(dikkatleri/gözleri birinden veya bir şeyden) başka yere çekmek
73
Phrasals
avert (something) (away) from
n.
(dikkatleri/gözleri birinden veya bir şeyden) uzaklaştırmak
74
Phrasals
back away from
v.
geri kaçmak
75
Phrasals
back away from
v.
geri çekilmek
76
Phrasals
steer away from
v.
-den uzaklaşmak
77
Phrasals
trim something away (from something)
v.
bir şeyi bir şeyden ayırmak (kemiği etten ayırmak vs.)
78
Phrasals
scare away from
v.
korkutmak
79
Phrasals
sag away from
v.
ucundan sarkmak
80
Phrasals
sag away from
v.
sarkmak
81
Phrasals
warn someone away from
v.
birisini bir şeye karşı uyarmak
82
Phrasals
whip something away (from someone)
v.
(cüzdan vb.) kapıp kaçmak
83
Phrasals
speed away (from something)
v.
(araba vb.) (bir yerden) hızla uzaklaşmak
84
Phrasals
sidle away from
v.
çekinerek yana doğru hareket etmek
85
Phrasals
shy away from
v.
çekinmek
86
Phrasals
shy away from
v.
kaçınmak
87
Phrasals
slope away from something
v.
aşağıya doğru uzanmak
88
Phrasals
slope away from
v.
aşağıya doğru uzanmak
89
Phrasals
grab something away from someone
v.
(birisinin elinden) (bir şeyi) hızla kapmak
90
Phrasals
wheedle away from
v.
yalvararak almak
91
Phrasals
wheedle something away from someone
v.
dil dökerek edinmek
92
Phrasals
wheedle away from
v.
dil dökerek edinmek
93
Phrasals
wheedle something away from someone
v.
yalvararak almak
94
Phrasals
guide away from
v.
yolu göstermek
95
Phrasals
guide someone away from something
v.
rehberlik etmek
96
Phrasals
guide away from
v.
rehberlik etmek
97
Phrasals
guide someone away from something
v.
yolu göstermek
98
Phrasals
guide away from
v.
eşlik etmek
99
Phrasals
guide someone away from something
v.
eşlik etmek
100
Phrasals
motion someone away from something
v.
el işareti yaparak bir yerden uzaklaştırmak
101
Phrasals
head away from
v.
bir yerden yola çıkmak
102
Phrasals
motion away from
v.
el işareti yaparak bir yerden uzaklaştırmak
103
Phrasals
motion someone away from something
v.
el işareti yaparak uzaklaştırmak
104
Phrasals
motion away from
v.
el işareti yaparak uzaklaştırmak
105
Phrasals
move away from
v.
fikirlerini/düşüncelerini değiştirmek
106
Phrasals
get away from
v.
uzak tutmak
107
Phrasals
get away from
v.
bir şeyi birinden uzak tutmak
108
Phrasals
get something away from someone
v.
bir şeyi birinden uzak tutmak
109
Phrasals
get something away from someone
v.
uzak tutmak
110
Phrasals
thrust someone away from
v.
yana itmek/ittirmek
111
Phrasals
cringe away from
v.
-den korkmak
112
Phrasals
deflect away from
v.
-den başka bir yöne/şeye yönlendirmek
113
Phrasals
cringe away from
v.
-den ürkmek
114
Phrasals
kiss something away (from something)
v.
öperek geçirmek
115
Phrasals
cart away from
v.
dışarıya çıkarmak/götürmek
116
Phrasals
call someone away from somewhere
v.
birini bir yerden yanına çağırmak
117
Phrasals
draw someone's fire away from something
v.
ateş ederek dikkatini başka bir yöne çekmek
118
Phrasals
incline away from someone
v.
birinden uzaklaşmak
119
Phrasals
snatch something away from somene
v.
bir şeyi birinden (elinden vb) hızla/aniden kapmak
120
Phrasals
jerk something away from someone
v.
bir şeyi birinden (elinden vb) hızla/aniden kapmak
121
Phrasals
leach something away from
v.
süzerek gidermek/çıkarmak
122
Phrasals
peel something away (from something)
v.
soyup çıkarmak
123
Phrasals
chase someone away from some place
v.
birini bir yerden defetmek/kovmak
124
Phrasals
chase someone away from some place
v.
birinin bir yerden gitmesini sağlamak
125
Phrasals
push away from
v.
iterek uzaklaştırmak
126
Phrasals
lure someone away from something
v.
birini bir şeyden caydırmak
127
Phrasals
steal away from someone
v.
birinin elinden kaçmak/sıvışmak
128
Phrasals
stretch away (from something)
v.
(bir yerden) (bir şey) uzamak/uzayıp gitmek
129
Phrasals
thrust away from
v.
'den iterek uzaklaştırmak
130
Phrasals
push or throw away from
v.
'den iterek uzaklaştırmak
131
Phrasals
whip something away (from someone)
v.
hızla kapıp/çalıp uzaklaşmak
132
Phrasals
lure someone away from something
v.
ayartarak uzaklaştırmak
133
Phrasals
seduce someone away from something
v.
ayartarak uzaklaştırmak
134
Phrasals
woo someone away from something
v.
ayartarak uzaklaştırmak
135
Phrasals
wean someone away from something
v.
birini bir şeyden vazgeçirmek
136
Phrasals
move away from
v.
-den uzaklaşmak
137
Phrasals
be point away from
v.
bir puan uzağında olmak
138
Phrasals
turn away from
v.
çark etmek
139
Phrasals
tear (oneself) away (from someone or something)
v.
bir yerden zorla/istemeyerek ayrılmak
140
Phrasals
call someone away from something
v.
(birini birşeyden) uzaklaştırmak
141
Phrasals
steer away from (someone or something)
v.
(birinin) yoluna çıkmamak
142
Phrasals
steer away from (someone or something)
v.
(bir şeyden) kaçınmak
143
Phrasals
steer away from (someone or something)
v.
kullanmaması için ikna etmeye çalışmak
144
Phrasals
steer away from (someone or something)
v.
(bir şeye) çarpmamak için direksiyonu kırmak
145
Phrasals
steer away from (someone or something)
v.
uzak durması için uyarmak
146
Phrasals
steer away from (someone or something)
v.
(bir şeyden) kaçınmak
147
Phrasals
steer away from (someone or something)
v.
(bir şeyi) kullanmamaya çalışmak
148
Phrasals
steer away from (someone or something)
v.
(bir şeyden) uzak durmak
149
Phrasals
steer away from (someone or something)
v.
uzak tutmaya çalışmak
150
Phrasals
steer away from (someone or something)
v.
(birinden) uzak durmak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of away from
×
Term Options
Übersetzung Vorschlagen / Korrigieren
Französisch Englisch Wörterbuch
Spanisch Englisch Wörterbuch
Deutsch Englisch Wörterbuch
Englisch Synonyme Wörterbuch
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy